AYM Kararına TÜKD Basın Duyurusu

TÜRK ÜNİVERSİTELİ KADINLAR DERNEĞİ ANAYASA MAHKEMESİNİN İPTAL KARARINA KARŞI BASIN BİLDİRİSİ

Resmi nikah yapılmadan dini nikah kıyan din görevlilerinin cezalandırılmasını öngören Ceza Kanunu maddesini Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Anayasa mahkemesinin bu kararı mevcut anayasamıza uluslararası insan hakları sözleşmelerine ve toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırıdır ve hukuksal güvenliği de zedelediği için doğal olarak iptal kararının  toplumumuzu yaralayacak sonuçları olacaktır. İptal kararı hukuksal zemin üzerinde eşit yaşamı amaçlayan laiklik ilkesini göz ardı ederek eşitlik ilkesine vurgu yapılarak iptal kararı veren Anayasa mahkemesi kendini hukuk kuralları arasındaki eşitlik kuralına odaklarken sosyal açıdan toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı körleşmiştir.

Anayasa Mahkemesi bu kararıyla aile toplumun temelidir hükmünü getiren 41. Maddesine, resmi nikahı özel koruma altına alan hükümlerine ve 174. madde  hükmüne  rağmen, Anayasa’yı, Medeni Kanunu ve Ceza Kanunu’nu yok saymıştır. Hukuk düzenimizin kanunlarımızın ve Türk Medeni Kanunu’nun amacı, resmi nikâh müessesesi ile kadının sosyal konumunu güçlendirmek, aileyi, ana ve çocukları korumaktır. Dini nikâha dayalı evlenmelerin, kadın ve çocuklar yönünden doğurduğu sakıncalar gözetilerek resmî nikâh yapılmadan dini tören yapılmasının ceza yaptırımına bağlanmasının kamu düzenini ve kamu yararını sağlama amacına yöneliktir.

Medeni Kanun’un özellikle resmi nikâh akdine ilişkin hükümlerinin gerektiği şekilde uygulanmasının Türk toplum ve aile hayatı açısından taşıdığı önem ve bu hükümlere uyulmadan dini nikâha dayalı olarak oluşturulan birlikteliklerin özellikle kadın ve çocuklar yönünden doğuracağı olumsuzluklar dikkate alınarak Anayasa’nın 174’üncü maddesiyle resmi nikâh kurumu özel olarak korumaya alınmıştır. Anayasa’nın 41’inci maddesinde de, ailenin ve özellikle ananın ve çocukların korunması devlete bir görev olarak verilmiştir. Devletin, bu görevi de gözetildiğinde dini nikâha dayalı fiili birleşmelerin aile, toplum ve kamu düzenini bozucu sonuçlarını ortadan kaldırabilmek için resmi nikâhtan önce dini nikâh kıydırılmasının suç sayılıp cezalandırmasında, hukuk devleti ilkesine ve ceza hukukunun genel ilkelerine aykırılık bulunmamaktadır.

Karar,  Anayasa’nın kurallarında belirtilen laiklik ilkesine aykırıdır. Bu iptal kararı ile resmi nikâh önceliğinin ortadan kalktığı ve dini nikâhın resmi nikâhın alternatifi olarak ortaya konduğu kabul edilebilirken iptal kararının sonuçları kadınlar ve çocuklar  açısından çok vahimdir. Resmi nikâhsız kadınların zorla imam nikahı ile evlendirilip, haklarından mahkum edilmelerini önlemek için Türkiye Cumhuriyeti kuruluşunda, hukuk düzenimizde, Anayasamızda ve kanunlarımızda; önce resmi nikah ve arkasından imam nikahı zorunluluğu yanında; önce resmi nikah kıyılmamışsa imamın da sorumlu tutulması için düzenlenmişti. İptal kararıyla resmi nikah zorunluluğu kaldırılmış olup çok eşliliğe yol açılmıştır. Kadınların evlilik içindeki miras hakları ve resmi evlilik olmadan doğan çocukların nesep ve miras hakları güvencesiz ve korumasız bırakılmıştır.

İptal kararı ile artık birçok kişi, resmi nikah yaptırmayacak hatta resmi nikâha gerek bile duymayacaktır. Sadece dini nikâhla evlillikler nedeniyle toplumda çocuğun soybağı, nafaka konusunda yaşanan hukuki sorunlar da artacak, hukuksal zemin üzerinde hem kadınlar hem de çocuklar için ağır problemler ortaya çıkacaktır. Sadece dini nikahla yapılan evliliklerde kadınların ve o evliliklerden doğan çocukların hakları garanti altında değildir. İptal kararı, toplumda resmi nikaha gerek kalmadı şeklinde anlaşılacağından çok eşliliği arttırırken kararla birlikte din görevlileri, kimin nikahını kıydıklarına bakmak, resmi nikahı aramak sormak zorunluluğu olmadan nikah kıyma serbestisine sahip oldular. İptal kararı bu nikahları kıyan din görevlilerinin sorumluluklarını ortadan kaldırırken; zaten kanayan bir yara olan çocuk yaştaki erken evliliklerle her yıl 18 yaşından küçük olduğu için sadece dini nikahla evlendirilen binlerce kız çocuğunu iyice korumasız ve güvencesizleştirilmişlerdir.

İptal kararıyla birlikte senelerdir savaşıldığı halde bir türlü önü alınamayan  yaşları nedeniyle resmi nikah mümkün olmadığı için imam nikahıyla yapılan çocuk yaştaki evliliklerin koruyucu ve güvencesi olan resmi nikah zorunluluğu ortadan kalkmıştır. Hukuken korumasız kalan çocuk gelinler yanında toplumun kanayan yaralarından biri olan  çok eşlilik ve kumalık müessesenin  hukuki zemini sağlamlaştırılmıştır.