GWI BAŞKANI GEETA DESAI’NİN MESAJI

Sevgili GWI Ailesi, Sizlere kendimi tanıtmak ve sizin adınıza önümüzdeki 3 yıl boyunca Yönetim, personel, komiteler ve benim çalışmalarımızı nasıl yürüteceğimiz konusunu sizlerle paylasmak üzere yazıyorum. Adım Geeta Desai, New York’ta oturuyor ve GWI ve ona bagli bir kurulus olan A. B.D. Üniversiteli Kadınlar Derneği’nin üyesi olmaktan gurur duyuyorum. Son 30 yıldır vakıflar ve finanse […]

TÜRK ÜNİVERSİTELİ KADINLAR DERNEĞİ EĞİTİM BURSU BAŞVURU KOŞULLARI(2016)

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Atatürk İlkelerine bağlı, tüzüğümüzde belirtilen amaçlarımıza uygun, başarılı ancak maddi desteğe ihtiyacı olan, devlet üniversitesi, 4 yıllık yüksekokul ve meslek yüksekokulu kız öğrencilerine yükseköğrenim bursu vermektedir. Burslarımızdan yararlanmak isteyen adayların 1-30 Eylül tarihleri arasında www.tukd.org.tr internet sayfamızdan başvuru yapması gerekmektedir. Adayların, TUKD web sayfasını takip etmesi, başvuru formu yayımlandığında web adresimizden […]

30 Ağustos Zafer Bayramı için Hazırlanan Basın Bildirisi

Birinci Dünya Savaşı sonunda, milletimize dayatılan, Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla, Yurdumuz tamamen elimizden alınmaya çalışılmış ve vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son verilmiştir. O kara günlerde, yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar, düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.

24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması Basın Duyurusu

24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşması Basın Bildirisi

Milletçe büyük sınavlardan geçtiğimiz bu günlerde, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluş Belgesi olan Lozan Anlaşmasının önemi, Sevr Anlaşmasıyla ortaya çıkmaktadır.

Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti delegesi olmaksızın, 18-26 Nisan 1920 tarihleri arasında İtilaf Devletleri tarafından Osmanlı Devleti’ne kabulü için ültimatom olarak verilmiştir.Sévres hükümlerine göre Türklere bırakılan topraklar; Anadolu’nun yaklaşık dörtte biri kadardır.

Tamamı 433 maddeden oluşan bu antlaşma ile Osmanlı Devleti, kendi ölüm fermanını imzalamış bulunuyordu. Buna göre; Osmanlı ülkesi, İstanbul şehri ile Batı Karadeniz ve İç Anadolu’ya sıkışmış küçük bir toprak parçasından ibaret olacaktı. Asırlardır Türk yurdu olan Doğu Anadolu’da Ermeni ve Kürt devleti kurulacaktı. Bunun dışında kalan Türk toprakları, İtilaf Devletleri tarafından paylaşılacaktı. Türk ordusu terhis edilerek, çok az sayıda jandarma bırakılacak; Boğazların idaresine el konulacak; azınlıklara Türklerin millî bütünlüğünü zedeleyici her türlü haklar tanınacaktı. Kapitülâsyonlar, muhtevaları ve uygulanan ülkelerin sayıları genişletilerek devam ettirilecek ve Osmanlı Maliyesi denetim altına alınarak, İtilaf Devletleri tarafından idare edilecekti.