Tükd Basın Duyurusu – Türkiye’de Kadının Matemi Bitmiyor

Türkiye bu hafta ardı ardına gelen vahşet dolu kadın cinayetleri ile sarsılıyor. Üniversite öğrencisi kızımız Özgecan Aslan’ın vahşice öldürülmesinin acısını yaşarken ve neden bu vahşet derken, çöp bidonunda bulunan kadın cesedi ile iyice altüst olduk.

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği olarak, kadına karşı şiddetin önlenmesi yıllardır üzerinde çalıştığımız hedeflerimizden biridir. Kadına yönelik her şiddet vakasında bu konudaki çabalarımızın boşa çıkmasından ve sorunun giderek büyümesinden endişe ediyoruz.
Kadına yönelik şiddetin sona ermesi için çalışan ve derneğimizin de içinde aktif olarak yer aldığı Türkiye kadın hareketi, bu konuda düzenlenmiş uluslararası İstanbul sözleşmesini ilk imzalayan ülkenin Türkiye olmasında başarılı olmuştur. Basına yansıyan kadına yönelik şiddet vakalarında (bianet verilerine göre) kadın ölümleri son 4 yılda % 31 artış göstermiş ve 2014 yılında 281 kadın erkekler tarafından öldürülmüştür. Kadına yönelik şiddetteki artış, bugüne kadar yapılanların umut edilen iyileşmeyi sağlayamadığını düşündürmektedir.
Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde, ardı ardına yaşanan vahşet dolu cinayetler gösteriyor ki; sadece kadını bilinçlendirmek ve güçlendirmek yeterli olmamaktadır. Kadının hayatını kontrolü altına almak isteyen, toplumsal cinsiyet eşitliğini yok sayan ve bunu da dini yaşama biçimi, gelenek, kültür, toplumsal değer olarak gösteren zihniyete karşı da mücadele vermek durumundayız.
Kadına yönelik şiddet ve bunun sonucunda ölümler kadınlarımızı korkutuyor ve onları ı baskı altına alıyor. Kadınlarımızın en temel insan hakkı olarak özgürce yaşama hakkını istiyoruz. Bu doğrultuda,
Tüm yargı organlarını İstanbul Sözleşmesi hükümlerini uygulamaya, faillerin en ağır cezalara çarptırılmasına,
TBMM Kadına Yönelik Şiddeti Araştırma komisyonun en etkili çözümleri üretmek için kadın sivil toplum kuruluşlarını daha çok dinlemeye,
Milli Eğitim Bakanlığı’nı toplumsal cinsiyet eşitliğini, kadın haklarını ilkokul ve ortaokul müfredatına almaya, ders kitaplarını toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısı ile gözden geçirmeye,
Devlet görevlilerinin ve hükümet temsilcilerinin kadının giyimi, gülmesi, kariyeri, çocuk sayısı gibi konularda cinsiyet ayrımını derinleştiren ve kadının hayatını kontrol altına almaya çalışan demeçlerine,
Son vermeye çağırıyoruz.