8 Mart 2010 Basın Duyurusu

 KADINLARIN GÜNDEMİ FARKLI:

Onlar, Medine’ler yaşamalı ve eğitim görmeli Kadınlar fakirlik ve şiddet altında ezilmekten kurtulmalı” diyorlar... 

Bu 8 Mart’ı Medine’ler ile töreye kurban giden , şiddet ve tacize uğrayan tüm kız çocukları ve emekçi kadınlara adıyan kadın örgütleri, bu gidişi değiştirmek için karar mekanizmalarında kadınlara yer açmaya çalışıyorlar . 

Kadınlar “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” istiyor Eşitlikteki esas hedefleri : % 50 Kadınlar, bu hedefe ulaşmak için güç birliği, cesaret ve kararlılıkla hareket edeceklerini; görüşlerini ve tezlerini öncelikle erkeklerle paylaşmaya çalışacaklarını belirtiyorlar: 

 

İşte 8 Mart açıklamaları; Açıklanan hedefe ulaşmak için gerekli araçların başında KOTA geliyor. Siyasi Partiler’den siyasette “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini”sağlamak için kendi tüzüklerinde tüm karar mekanizmaları için en az % 33 kotayı ve “fermuar sistemi”ni uygulamaları bekleniyor. Bu sosyal sorumlulukla ilgili yükümlülüktür. Acilen siyasi Partiler Yasası “Cinsiyet Eşitliği”ne yer vermeli,Seçim Yasaları da bu anlayışa uygun olarak değiştirilmelidir. 

Ülkemizin gerçek demokrasiye ve kalkınma hedeflerine ulaşması için, cinsler arası eşitliğin sağlanması; kadınların siyasi karar alma mekanizmalarında eşit fırsatlarla temsil edilmeleri  zorunludur. Kadınların sorumluluk alanlarının erkeklerle eşitlenebilmesi; bu bağlamda ekonomik gücün de her iki cins arasında adaletli dağıtılması beklenmektedir. Fakirliğin en çok kadınları etkilediği ve ezdiği gözönünde bulundurulmalı; kadını ekonomik olarak güçlendirip özgür düşünmesine fırsat verecek bilinçlendirme çalışmaları ile örnek uygulamalar artırılmalıdır.  Bunların sağlanabilmesi için erkeklerle birlikte hareket etmek ve topluma bu hareketin bir “kadın-erkek” karşıtlığı değil, birlikte daha iyi yaşamanın ve var olmanın mücadelesi olduğunu anlatmak gerekir.

Erkeklere dünya kadınlar gününün kadınları kutlamakla geçiştirilecek bir gün olmadığını;  geri kalan 364 günün kendilerine ait günler olduğunu sanmamaları için ve eşitliğin gerekliliğini anlatmanın; tıpkı 79 günlük emekçi direnişindeki gibi elele olmanın yolları bulunmalıdır.

İsterlerse onlar için de BM’den bir “Dünya Erkekler Günü”isteyebilir, savaşlara son verin barışa kucak açalım diyebiliriz. Aile içinde ve toplumda demokrasinin her iki cinsin eşitliğine bağlı bir yaşam felsefesi olarak kabullenilip doğru anlaşılmasına yönelik çalışmaların yapılması da çok önem taşımaktadır. Kadınlarla ilgili konular sadece seçim dönemlerinde ya da Dünya Kadınlar Günü`nde gündeme gelip sonra unutulmamalıdır. Söylemlerle yetinmeyip eyleme geçmek zorunludur.  

Birten Gökyay- TÜKD Genel Başkanı

Son Güncelleme ( Çarşamba, 16 Haziran 2010 07:56 )