Kadınlara Milletvekili Seçme Seçilme Hakkı Tanınmasının 77. Yıl Dönümü
Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği
Basın Açıklaması, 5 Aralık 2011
Cumhuriyetin kuruluşunu izleyen ilk on yılda Atatürk ve devrimci arkadaşları tarafından yapılan devrimlerin hedefi ülkemizde çağdaş uygarlığa ulaşmak ve aşmak olarak konulmuştur. Kadınlara önce yerel yönetimlerde, sonra muhtarlık seçimlerinde ve 1934 yılında da milletvekili seçme ve seçilme hakkının Anayasa değişikliği yolu ile tanınması demokratikleşme yolunda atılan çok önemli bir adımdır. Ancak, birçok Avrupa ülkesinden önce Türkiye'de Kadınlara Milletvekili Seçme Seçilme Hakkı tanınmasına rağmen 77 Yıl içinde bir arpa boyu yol alınamamış, doğru başlangıç sürdürülememiştir.
5 Aralık 1934 tarihinde, kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınmasından sonra 1935 yılında yapılan genel seçimde 18 kadın milletvekili seçilmiş ve Türkiye “siyasette kadın oranıyla” Dünya ikincisi olmuştur. 1935’de İsveç Meclis’inde kadın milletvekili oranı % 5 iken, 2010’da % 47’ye yükselmiştir. Türkiye’de ise, 1935’de TBMM’de %4.6 olan kadın milletvekili oranı, 2011’de yüzde on dörtte kalmıştır.
Kadınların meclislerde eşit temsilinin sağlanması, gerçek demokrasinin yaşama geçirilmesi için öncelikle 2010 Anayasa değişikliğine uyum sağlamak üzere Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanununda değişiklik yapılmalı ve Partilerin de Tüzüklerinde “her kademede, organlarda, delegelikte ve meclislerde kadın ve erkeklerin eşit sayıda yer almasını sağlayacak” hükmüne yer verilmelidir. Bu yolda bir siyasi irade oluşamamışsa da, kadınların örgütlü mücadelesi, son iki genel seçimde kadın milletvekili oranının önce % 9’a (2007), sonra 2011’de %14 oranına yükselmesini sağlamıştır.
Ülkemizde her on kadından ikisi okuma yazma bilmiyor, kadın istihdamı giderek azalıyor,(% 24); her üç kadından biri aile içi şiddet mağduru, son 180 günde 130 kadın cinayeti işlenmiştir. Eşit hakların yasalarda yazılı olması yetmemekte, yaşama geçirilmesi için kararlı bir devlet politikasının olması ve uygulanması gerekmektedir.
TÜKD olarak kadınlar karar verici konuma geldiğinde, Atatürk’ün aydınlanma devrimine sahip çıkacaklarına ve Gerçek Demokrasiyi Kadın Erkek Elele vererek yaşama geçireceklerine inanıyoruz.
Nazan Moroğlu, TÜKD Genel Başkanı