Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Basın Açıklamamızdır

 

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Basın Açıklamamızdır

 

 

Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait internet sitesinin Dini Kavramlar Sözlüğü sayfasında ” evlenme tanımında, kız ve erkek çocukları buluğ çağında evlenebilir” ve “buluğ tanımında, buluğ çağının alt sınırı erkekler için 12, kızlar için 9 yaş olarak belirlenmiştir Bu yaşa ulaştıktan sonra erkeğin ihtilam olması, baba olabilme devresine girmesi; kızın da adet görmesi, gebe kalabilme çağına ulaşması fiilî olarak bâliğ olmalarıdır. Ancak erkek ve kızlar 15 yaşlarına ulaştıklarında, kendilerinde bu erginlik alametleri görülmese de bâliğ olduklarına hükmedilir…….” şeklinde, kamuoyunun haklı tepkisini çeken beyanlar yer almıştır.

 

Türkiye Cumhuriyeti, Anayasasının 2.maddesine  göre “demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.” Diyanet İşleri Başkanlığı da anayasa ve yasa hükümlerine bağlı bir devlet kurumudur.  Medeni kanunun 124.maddesinde  düzenlenen evlilik yaşı “erkek veya kadın 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez. Ancak hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verilebilir. ” ve yine Medeni kanunun 126.maddesinde “17 yaşını doldurmuş küçük, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenemez.”şeklinde düzenlenmiştir. Evrensel Çocuk Hakları Sözleşmesi ve ilgili kanun hükümlerine göre “18 yaşını tamamlamamış herkes çocuktur. ”

 

Anayasamızın 11. Maddesi uyarınca “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır” şeklindeki düzenlemeye rağmen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, Anayasa ve kanunlara aykırı açıklamaları, hukuki ve cezai sorumluluğun kanunlarla belirlenmesi karşısında , açıkça Anayasa ve kanuna aykırıdır.

 

Diyanet İşleri Başkanlığının açıklamaları daha öncede kamuoyunu rahatsız etmiştir.” 6 Aralık 2017 günü Diyanet’e bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu, gelen bir soruya cevap olarak, erkeğin “Telefon, faks, mektup, mesaj ve internet ile de eşinden boşanabileceği” açıklamasını yapmıştır.  Laiklik ve hukuk devleti ilkesini en hassas şekilde gözetmesi gereken kurumların başında gelen Diyanet İşleri Başkanlığının kadın, çocuk ve evlilik gibi konulardaki açıklamalarına gereken hassasiyeti göstermesi gerekmektedir. Zira, dinsel esasların temel alındığı açıklamaların kanunlarımızla çelişebileceği vurgusu toplumda karışıklığa yol açacak ve yine Anayasamızın 2.maddesinde düzenlenen laik,hukuk devletinden uzaklaşmaya, hiç istemediğimiz şekilde toplumu kutuplaştırmaya yol açacaktır. Bu sebeple Diyanet İşleri Başkanlığının Anayasamıza, imzacısı olduğumuz uluslararası sözleşmelere ve yasal düzenlemelere aykırı beyanlarını derhal sitesinden kaldırmasını ve bu konularda beyanda bulunurken , kadın, çocuk ve aile konularında, kadın ve çocukların istismarı, yasalarca korunmuş haklarımızı gözeterek görüş bildirmekte gerekli hassasiyeti göstermesi gerekmektedir.

 

Diyanet işleri başkanlığının yine aynı sitesinde, temel ilke ve  hedefler bölümünün başında; Laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek (Anayasa md. 136), İslam Dini’nin inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek. (633 S.K. md.1).”  yazmaktadır. Hal böyle iken toplumun iyiye, güzele yönlendirmesi gereken anayasal  bir kurumun kendi yayınında, yasaları hiçe sayarak,  buluğ çağını, dokuz (  9 ) yaşındaki çocukların gebe kalabilme çağına ulaşması olarak kabul edilmesi, yönündeki talihsiz beyanları şiddetle kınıyoruz.

 

 

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği olarak, kurulduğu 1949 yılından bu yana, kadının insan hakkı için mücadele eden kadınlar olarak, Diyanet İşleri Başkanlığının Anayasa ve kanunlara aykırı söylemlerini sitesinden kaldırmasını talep ediyor ve kadın ve çocukların istismarına yol açacak nitelikteki beyanlardan kaçınma konusunda gerekli hassasiyeti göstermeye davet ediyoruz. Ülkemizde  laiklik ilkesi ve hukuk devleti ilkesinin ihlali olabilecek, cinsiyet ayrımcılığına, kadının veya çocuğun istismarına yol açabilecek her türlü düzenleme ve beyanatın karşısından olduğumuzu bir kez daha beyan eder, kadın hakları mücadelemize devam edeceğimizi basın ve kamuoyu ile saygıyla paylaşırız.

 

 

Prof. Dr. Gaye Erbatur

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği

Genel Başkanı