Başkanın Sariyer Toplantı Daveti ve Açış Konuşması

GENEL BAŞKAN’IN TOPLANTI DAVETİ  ve AÇIŞ KONUŞMASI

 

Sevgili Şube Başkan’larımız,

 

Genel Merkez olarak 2017 yılının ilk şubeler arası toplantısını 5-6-7 Mayıs 2017 tarihlerinde Bolu  Şubemizin ev sahipliğinde  Bolu’da  gerçekleştirdik. Geniş katılım ve yoğun programla geçen Bolu toplantımızın TUKD ailesine en büyük katkısı; Türkiye’nin  kadın çalışmaları alanındaki en değerli Uzmanlarından Sevgili Yıldız Ecevit ile TUKD Ailesinin tanışması ve birlikte çalışma fırsatını yakalaması olmuştur.  Bolu toplantımızda,  Prof. Dr. Sn. Yıldız Ecevit’le birlikte  “Kadının güçlenmesinin önündeki engeller “ konulu bir panel gerçekleştirdik ve   “kadının güçlenmesi” konulu atölye çalışmalarını birlikte yaptık. Bu çalışmalarda kadının güçlenmesinin önündeki engelleri aşmak için farkındalık yaratma-  eylem –dayanışma  yolculuğunu  vizyon olarak gördük.   Sonuç bildirgesini sizinle paylaştığımız Bolu Toplantısının ana temasını; TUKD olarak,      değişen Türkiye koşullarında; kadının insan haklarının güçlü şekilde savunulmaya  devam edilmesi,  kadının eğitim, ekonomik ve sosyal hayata daha çok  katılımı için faaliyetlere ve  projelere devam edilmesi yönündeki karar ve değerlendirmelerimiz oluşturmuştur.

Kadın hakları açısından Ülkemizin içinde bulunduğu gündem malesef,  kadının   güçlenmesinin ötesinde mevcut kadın haklarının geriye çekildiği bir hale dönüşmüştür. Medeni kanunda torba yasalarla yapılan değişiklikler, müftülüklere nikah kıyma yetkisinin verilmesi ve şu an ısıtılarak tekrar meclis gündemine taşınan boşanma komisyonu raporu ile karşı karşıyayız. Boşanma komisyonu ropurunda yer verilen ve kadının kazanılmış yasal haklarını tırpanlamaya yönelik maddeleri hatırlamak istersek ;

  1. Şiddet mağduru hakkında Koruma Kararı verilmesi için “belge-delil” zorunlu olması ya da koruma süresinin kısaltılması önerilmiş. Oysa  yürürlükteki 6284 sayılı Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda şiddet mağduru hakkında “belge – delil” aranmaksızın 6 ay süreli Koruma Kararı veriliyor.
  2. 2002 yılında Medeni Kanunda eşlerin birlikte edindikleri malların eşit paylaşılması kabul edilmişti. Bu Raporda ise, evlilik eşin ölümüyle sona erdiğinde sağ kalan eşin edinilen mallardan pay alma hakkının kaldırılması öneriliyor. Bu değişiklik yapılması halinde özellikle sağ kalan kadın eş mağdur olacaktır.
  3. Aile Danışmanlık hizmetlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığıyla verilmesi öneriliyor. Toplumun temeli olan ailede, Medeni Kanun yerine din adına uygulamaların dayatılması gündeme gelebilecek.

Meclis Araştırma Komisyonu Raporu kadını, erkelerle eşit haklara sahip bireyler  olarak görmeyen  bir anlayışla  yazılmış olup, uzun yıllar verilen mücadeleler sonunda, kadınların sahip oldukları eşit hakların geri alınmasına yöneliktir.

Bu koşullarda kadın hareketine dayalı  ve kadının güçlenmesini hedefleyen STK’ lar olarak ; kadına yönelik ayrımcılıga karşı çıkmak,  kadın ve erkek eşitliğini savunmak, ve bu eşitliğin olmadığı alanlarda mücadele etmek için kadınlar olarak söz ve tutum oluşturmak zorundayız.  Kadının mevcut haklarını koruması ve güçlenmesi adına yerel, ulusal ve küresel düzeyde mücadele şarttır. Bunun için kadınların ortak çalışmaya dayalı, söylem ve startejiler üzerinde uzlaştığı  aglar kurarak  örgütlenmesi, farkındalık yaratması, mücadelesini eyleme dönüştürmesi ve kadının güçlendirilmesi alanında çalışan tüm STK’lar ve kurumlarla dayanışma içinde olunması  kaçınılmazdır.

 

Kadının  güçlenmesi adına , bilhassa ülke koşulları göz önüne alındığında önümüzde zorlu bir yolculuk ve bitmeyen  bir mücadele var. Başarmak için:

  • Geçmiş tecrübelerimizden yararlanmak
  • Hedeflerimizi net şekilde tanımlamak
  • Dayanışmaya ve kollektif çalışmaya(birlikte çalışmaya) değer vermek
  • Bilgi ve deneyime dayalı kaynaklarımızı birleştirmek, buluşturmak
  • Medya araçlarını etkin şekilde kullanmak
  • Akademik dünya ile ilişkilerimizi arttırarak üretilen bilgiden faydalanmak

En en önemlisi 

  • Çıkacak sorunları hep birlikte çözmede istekli olmak gerekmektedir.

 

TUKD olarak , yaz dönemi olmasına karşın son altı aylık dönemde  önemli çalışmalar ve çok önemli bir uluslarası proje gerçekleştirdik. Sivil düşün AB programı “ag kurma ve hareketlilik desteği projesi” kapsamında İsviçre Üniversiteli Kadınlar Derneği ile “yurttaşlık haklarının karşılıklı incelenmesi ve en iyi örneklerin modellenmesi “ konulu bir ortak çalışma yaptık. Bu faaliyet raporumuzda detaylı bilgi verdiğimiz proje çalışmasını sizler için kitaplaştırıyoruz. Önemli çalışmalarımızdan bir diğeri,  “aktif kadın yurttaş eğitimi” projemiz için rehber niteliğinde bir  kitap hazırlayıp sizlere dağıtmış olmamızdır.

 

TUKD nin ana hedefleri olarak belirlediğimiz aşağıdaki konulara verdiğimiz önem ve öneceligimiz devam ediyor:

  • TÜKD nin genel merkez ve şubeler nezdinde pojelerle çalışma yetkinliğinin geliştirilmesi
  • Örgütlenmenin güçlendirilmesi
  • İç işleyişimizde kurumsallaşma
  • Paydaşlarla yaptıgımız ortak platform çalışmaları ve dayanışmamızın güçlendirilmesi
  • Yeni üyeler kazanarak üye sayımzı arttırmak
  • Daha çok genç üyeler kazanarak, Derneğimizin gençleşmesine olumlu yönde değişim ve dönüşümüne fırsat
  • Burslu öğrenci sayısını arttırmak, ve mezun ögrencilerimizin üyemiz olmalarını sağlamak.
  • Örgüt içi iletişim ve dayanışmamızı güçlendirmek.

 

Yeni çalışma döneminde hepinize başarılar diliyor, ayrı ayrı sevgilerimi sunuyorum.

 

 

Sevgi ve Saygılarımla

 

Prof.Dr.Gaye Erbatur

TÜKD Genel başkanı